28 Temmuz 2010 Çarşamba

Sendenim, tesadüfen değildim...


Bir hayal kurdum, içine biraz senden, biraz benden koydum, adını da umut…
Hayatımın ilk Tanrısı oldun, kalbime insanlık koydun.
İnsan oldun, insan olmayı öğrendim.
İnandığın değerler uğruna aç kaldın, karından çocuğundan ayrı düştün, sürüldün, yalnız kaldın ama inandın, dik durdun, adam gibi adam oldun, insan oldun, ben oldun, halk oldun.
Savundun tanımadığın insanları, vatanını, halkını. Kavga ettin haberleri olmaksızın onlar için, açlar için, cumhuriyetin için.
Öğrettin bana dik durmayı, aç kalmayı ama insan olmayı, adam gibi kadın olmayı.
Rüşvet yediler, ihbar ettin, sürüldün.
Rüşvet verdiler, almadın, sürüldün.
Dönek ol istediler, olmadın, sürüldün.
Sürüldükçe sürüldün, sürüldükçe daha çok direndin, sürünmedin, yavşamadın, nabza göre şerbet vermedin, ahlaksız olmadın.
Asla utanacağın bir şey yapmadın.
Onlar utanacakları onlarca şey yaparken direndin.
Bana ben olmayı,
Bana dürüst olmayı,
Bana ahlaklı olmayı,
Bana merhamet etmeyi,
Bana savaşmayı,
Bana yalnız bırakılsam da TEK BAŞIMA DAYANMAYI, MÜCADELE ETMEYİ,
Bana insan olmayı,
Bana o olmayı, bana onlar olmayı, bana can taşıyan herşeyin canını canımda duymayı sen öğrettin.
İyi ki sendin, iyi ki sensin.
İyi ki sendendim, tesadüfen değildim.
İyi ki senin benimim,
İyi ki senden benim,
İyi ki senin kızınım,
İyi ki Öztürk’üm.
İyi ki babasının kızıyım ve hala seninleyim…

29.7.2010, 00:51

7 Temmuz 2010 Çarşamba

Ben ve sen


Ben benim,
Sen de sen.
Saatler geceyarısını çoktan geçmişken,
Ben senin için yanarken,
Sen habersiz uyurken…
Ben seni severken,
Sen bunu bilmezken…
712

28 Haziran 2010 Pazartesi

Bırakıp gitme sakın beni

“Bana bir masal anlat baba” der ya şarkı, “İçinde denizler balıklar, yağmurla kar olsun, güneşle ay”. Her dinlediğimde nedensiz ağlatır beni.
Her seferinde kendimi çocuk, kendimi çaresiz, kendimi babasız hissettirir belki de.
Bugün tüm gün bu şarkıyı dinleyesim ve babama bağıra bağıra diyesim var:
“Anlatırken tut elimi
Uykuya dalıp gitsem bile
Bırakıp gitme sakın beni”

Bana bir masal anlat baba, içinde hiç ayrılık olmasın.
Sen her zaman burada ol.
Koşulsuz sevenim ol.
Örnek aldığım ol.
Hayatımdaki en kültürlü insan ol.
İnsanları affeden ol.
Herkese yardım eden ol.
Ekmeğini bölüşen ol.
Aklımın ermediklerini sorduğum ol.
Yazılarımı ilk okuduğum ol.
"Her ne olursa olsun benim kızımsın, hiçbir şey senden değerli değil" diyenim ol.
Koruyup kollayanım ol.
Orada olduğunu bildiğim ol.
Hastalığı yenenim ol.
Babam ol…

Bırakıp gitme sakın beni.

23 Haziran 2010 Çarşamba

Uyan Halkım, Ninni


“Uyusun Da Büyüsün Ninni” demiş midir Buse’nin annesi?
“Tıpış Tıpış Yürüsün Ninni” demiş midir peki?
“Uyu Yavrum Ninni” diyerek ninniler söyleyip büyütmüş müdür elleri kolları kınalı bebeğini?
Peki çeyizini de biriktirmiş midir?
Buse kendine bir işi, bir eşi, iki çocuğu olan gelecek hayalleri kurmuş mudur?

Peki Buse’yi o bir kere bakmak için neler vermeyeceği mavi gözlere gönderen kara gözler?
O kara gözlerin annesi hangi ninniyi söylemiştir?
“Dandini Dandini Danalı Bebek, Elleri Kolları Silahlı Bebek” mi demiştir bebeğinin kulağına?
“E…… E…..Öldür Yavrum Ninni” diye mi emretmiştir kurban olduğuna?


O kara gözlerin çocuk beyinlerini yıkayan güçler kimlerdir?
O çocuk kara gözleri büyüyünce birer canlı bombaya dönüştüren, tüm bu acizliğin sorumlusu olanlar kimlerdir?

Taşeronlar mı?

O kara gözleri “ötekileştiren” ülkem zihniyeti mi?

Yoksa ötekileştirilenlere uzaktan bakan bizler mi

E…. E…..
Uyan Halkım Ninni…

6 Haziran 2010 Pazar

Özlem

Özlem, koruk gibi bir şey!
Yemeden ağzını sulandıran,
Yedikten sonra kamaştıran.
Azı keyifli,
Fazlası mideni ağrıtan.
Kararında olmadı mı,
Hayatını karartan.
Arada bir yersen sevgi bağlarını sağlamlaştıran,
İlişkiyi yenileyen, heyecan katan.
Her öğün yersen sevgini imkansız aşka dönüştüren,
Canını çok yakan.
612

22 Mayıs 2010 Cumartesi

30 adamın mumu

Kazağımın kolu korumadı beni anne, zehiri soludum. Göz göre göre öldüm anne. Ben bir maden işçisiydim. Bayramda verdiğin mendil korumadı beni karım, nefesim tükendi. Bile bile öldüm canım, ben bir maden işçisiydim. Gaz maskem yoktu oğlum, kimse bize gaz maskesi takmamızı söylemedi. Denedik nefes almayı, denedik yaşamayı. Ama başaramadık hayatta kalmayı. Bizi bilerek maskesiz 540 kotuna yolladılar canlarımız, biz maden işçisiydik, biz eğitilmedik. 30 can bugün yok, 30 hayat bitti ey ahali! Sıradan günlerden biriyken bizler için, son gündü onlar için… Bizler kaldığımız yerden devam ederken hayatlarımıza, onların aileleri hep eksik yaşayacak bundan sonra. Onlar maden işçileri, canları Allah’a emanet. Bizler geride kalanlar, aklımız Allah’a emanet. Derler ki bir yakının öldüğünde ilk gün kalbinde 40 mum yanar. 40 gün boyunca bu mumlar birer birer söner. 40.gün son kalan mum hiç sönmez. O son mum bir hayat boyu yanar, kalbini yakar. 30 adamın mumu acaba kaç kalpte yanar?

21 Mayıs 2010 Cuma

Hiç bitmesin hiç gitmesin.

Dokunursun ona,

Dokunursun ruhuna.

Sen şifa verdiği sanarken,

Şifayı bulursun onda!

Şifadır o,

Saf sevgidir.

Ne sen ne o farkına bile varmadan buluşmuştur ruhlarınız Tanrısal Planda.

Ve en güzeli de budur aslında.

Hiç hesapsız,

Yalansız dolansız,

Beklentisizdir aşkınız.

Dünyevi ruh hallerinden, beklentilerinden uzak,

Sadece sevmek,

Sadece vermek üzerinedir sevginiz.

Hiç bitmesin istersiniz,

Hiç gitmesin diğeriniz.
 
1217

8 Mayıs 2010 Cumartesi

Anneannesinin gülünden hasretle...


Canim anneannemin melek kalbinde, pamuk koynunda buyudum ben.
Cocuklugumun gulumseyen yuzu anneannem...
Her ne olursa olsun, her ne yaparsam yapayim, sadece seven, hosgoren...
Kocaman yureginde tum sevgilere yer olan, canim anneannem...
Tek simardigim insan, simarikligimi tek hosgoren..
Sadece mis kokan, anneanne kokan, can kokan...
Sarildim mi guven duydugum, her ne olursa olsun orada oldugunu bildigim..
Her zaman sevgiyle gittigim, sevgiyle ayrildigim anneannem...

Sonra hastalanan...
1 sene boyunca hastaligi anlasilmayan
Hastalik hastasi teshisi konan
Ve 1 sene sonra 5 ay omru kalmis denen
Kanser olan ve eriyen anneannem...

Erirken ziyaretine gittigim
Morfinden kendini bilmez yatarken omuzunu durttugum
"Ihhh" yapip da beni itti saninca "anneannem beni itti" die agladigim...
ve sonra gercekten kendine gelince ve beni gorunce
"ANNEANNESININ GULU GELMIS" diye usulca soylediginde KALBİMDE ÇİÇEKLERİN AÇTIĞI

canim anneannem...

bu dunyada, bana senden baska

hic kimse GULUM demedi...........

hic kimse beni senin gibi GULUM diye sevmedi

hic kimse beni senin gibi koklamadi, opmedi


canim anneannem, bu koca dunyada ben bazen kendimi cok yalniz hissediorum...

hep derdin ya dedem icin benden sonra yapamaz die...

yapamadi anneannem... senden sonra dedem hic eskisi olmadi, olamadi...

tipki benim olamadigim gibi...

tipki benim bir parcamin hep yok oldugu gibi...........


melek anneannem bu gece ruyama girer de beni oper msn?



anneannesinin gulunden hasretle anneannesine.......................................

8.5.2009

27 Nisan 2010 Salı

Vazgeçtim

Sevmek nedensizdir dedim,

Ve seni sevdim.

Sevmemek de nedensizmiş oysa,

Yeni öğrendim.

Sen beni sevemedin,

Geç olsa da idrak ettim.

Severken seni,

Senden vazgeçtim.

2712

27 Mart 2010 Cumartesi

Soyun, geliyorum aşkım


Sevmeye başlarken önce soyunacaksınız. Ruhunuzdaki tüm fazlalıklardan kurtulacaksınız. Egoya, aldatılmışlıklara, daha önce yaşanmışlara ait her ne varsa çıkarıp atacaksınız. Üzerinizde hiçbir şey olmayacak. Ruhunuz çırılçıplak kalacak. Sonra da rahatça uzanıp bekleyeceksiniz.
Ve sevgilinin ruhu da çıplak olacak. Önceden size “soyun geliyorum aşkım” demiş olacak.
Ruhu ruhunuza dokunacak. Herşey açık, herşey saf, herşey sevgi olacak.
“Benim bu, herşeyimle açık, herşeyimle teslimim sana” diyeceksiniz. Ve teslim olacaksınız.
Aklınızda başka kaygılar, göze girme endişesi olmayacak. Miş gibi yapmayacaksınız mesela. Ruhunuza birkaç numara büyük duygular sunmayacaksınız. Elde etmek uğruna sahte şapkalar takmayacaksınız. Küçük hesaplarınız olmayacak büyük aşkınızın üzerine gölgeler düşüren. Ama küçük sürprizleriniz olacak sevgilinizin yüzünü ve ruhunu aydınlatan. Onu düşündüğünüzü, önemsediğinizi belli edeceksiniz. “Üşürsün aşkım, sırtına hırka al” diyeceksiniz. O hırkayı omuzuna bırakırken omuzunun üstünü kavrayan parmaklarınız ona güven verecek, sevildiğini hissedecek.
Üzerinizde sırıtmayacak sevginiz, ruhunuza tam gelecek. Gerçek olacak.
Ve bir olacaksınız…
Ruhlarınız “bir” olduğunda yazılmış tüm romanların aşıklarından daha aşık olacaksınız.
Sonsuza dek birlikte yaşayacaksınız.